İmar yönetmeliği değişiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şehircilik Şurası'nda "yatay mimariden yanayım" çağrısıyla harekete geçen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, imar yönetmeliğini değiştiriyor.

  • GİRİŞ02.04.2017 10:01
  • GÜNCELLEME02.04.2017 10:01
İmar yönetmeliği değişiyor

İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, imar yönetmeliğinde yapılacak değişikliklerin önemli maddelerini açıkladı. Yeni yönetmeliğe göre stüdyo daireler tarihe karışıyor. Yeni yönetmelikle 5 katlı bina yerine 3 katlı bina yapılabilip, yoğunluk azaltılacak

İstanbul İnşaatçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve “İnşaat Sektörünün Anayasası” olarak tanımlanan ‘Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Taslağı’na göre yapılacak değişikliklerin önemli maddelerini Gazete Habertürk'ten Erdem Aktürk'e açıkladı. Nazmi Durbakayım, belediyelere ve sivil toplum kuruluşlarına gönderilen taslağın görüş alındıktan sonra yayınlanacağını belirterek, taslağın haziran ayına kadar onaylanmasını beklediğini söyledi. Çarpık kentleşme ve kötü siluet konusunda artan eleştiriler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı yeni imar yönetmeliği ile son bulacak.

Yeni yönetmelikle birlikte artık stüdyo daire yapılamayacak. Nazmi Durbakayım ‘kullanım amacı’nın dışına çıkılan stüdyo daireler yerine en küçük dairenin minimum 28.5 metrekare büyüklüğünde 1+1 daire şeklinde yapılabileğini söyledi. Bu kapsamda yapılacak en küçük dairenin içinde 1 oturma odası (12.00 metrekare), 1 yatak odası (9.00 metrekare), 1 mutfak veya yemek pişirme yeri (3.30 metrekare), 1 banyo veya yıkanma yeri (3.00 metrekare), 1 tuvalet (1.20 metrekare) olmak üzere toplamda net 28.50 metrekare büyüklüğünde daireler yapılabilecek.

YATAY MİMARİYE YÖNLENDIRİLİYOR

Yeni yönetmelikle taban alanı kat sayısı (TAKS) yüzde 40 olan yerlerde komşu mesafeleri çekildikten sonra kalan alana taban oturumu yapılabilecek. Nazmi Durbakayım, yeni yönetmelikle yoğunluğun artmasını engellemeyi hedefleyen maddeyi şöyle açıkladı: “Yol cephesi 30 metre, derinliği 40 metre olan 1.200 metrekarelik düzgün bir dikdörtgen arsayı örnek olarak ele alalım. Normal şartlarda yüzde 40 TAKS ile taban oturumu 480 metrekare olması gerekiyor. Yeni yönetmeliğe göre yoldan 5’er metre komşulardan 3’er metre çekilmek sureti ile taban alanı eni (30-2x3)=24 metre, derinliği (40-5x2)= 30 metre olmak üzere 720 metrekarelik bir alan taban alanı olacak. Daha öncesinde emsal 2 olan bir yerde 1.200x2=2.400 metrekare inşaat hakkı olan ve 2.400/480=5 kat yapılabilen arsa, yeni TASK oturumundan dolayı 2.400/720=3.3 katlı bina yapılabilecek anlamına geliyor.” Nazmi Durbakayım yeni yönetmelikle birlikte binaların istenildiği şekilde istediği renge boyanamayacağını “Belediyeler, mahallin ve çevrenin özelliklerine göre yapılar arasında uyum sağlamak, güzel bir görünüm elde etmek amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzemesini ve rengini tayin edebilecek. Daha önce yapılmış olan yapılar için de söz konusu yetkilerini kullanabilecek” dedi.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNE YENİ ENGELLER ÇIKARIP, YAVAŞLATIYORLAR’

Nazmi Durbakayım, son dönemde bazı vatandaşların yasal boşluklardan yararlanıp dönüşüm sürecini kesintiye uğrattıklarına dikkat çekti. Durbakayım: “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2/3 çoğunluk kararıyla riskli binaların yıkılması konusunda çok önemli bir adım attı. Riskli binaların yıkılıp yeniden yapılmasına engel olanların arsa paylarının öncelikle diğer pay sahipleri tarafından değeri üzerinden satın alınması için de yasal düzenleme yaptı. Ancak art niyetli kişiler yasal boşluklardan yararlanarak süreci kilitleyecek yeni yöntemler buldu. Vatandaş ilk olarak dönüşüm başladıktan sonra arsa düzeltim davası açıyor. Bu şekilde arsa paylarının hatalı olduğunu öne süren kişiler açtığı bu davayla süreci kilitliyor” dedi.

Durbakayım, dönüşecek binadaki hak sahiplerinin tereke davası açarak, miras kalan malların bölüştürülmesini veya yeniden hesaplanmasını talep ederek de süreci uzunca bir süre tıkadığını söyledi. Nazmi Durbakayım, vatandaşın başvurduğu bir başka yöntemi de şöyle açıkladı: “Mülkün hissesinin belli bir bölümünün yurtdışına satılması şeklinde oluyor. Bu sayede müteahhitler de yurtdışındaki hisse sahibinden onay almak için epeyce uğraşmak zorunda kalıyor. Böylece süreç uzayıp gidiyor. Bağdat Caddesi ve Fikirtepe gibi bölgelerde bu uygulamalar hem dönüşümün önünü tıkıyor hem de mağduriyetler ortaya çıkarıyor.”

YATAY BİNANIN ÖRNEK KROKİSİ

Eskiden, 1.200 metrekare alan üzerinde yüzde 40 taban oturumu ile 480 metrekare alanında bina yapılıyordu. Yeni yönetmelikle bu alan 720 metrekareye çıktı.

YENİ İMAR YÖNETMELİĞİ NE GETİRECEK?

Yeni yönetmelikle birlikte öne çıkan diğer değişikler ise şu şekilde sıralanıyor:

- Mimari proje müelleflerinin ve mirasçılarının sonsuz müelliflik hakkına sınırlama geliyor: Bu yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hüküm yer almak zorunda. Sözleşme olmadığı veya sözleşmede herhangi bir hükmün yer almadığı takdirde, müellifin fikir ve sanat eseri telif hakkından feragat ettiği varsayılacak.

- Paratoner konulması yaygınlaştırılıyor: Umumi binalar, sağlık ve eğitim tesisleri, oteller, içinde patlayıcı madde bulundurulan binalar ile yüksek bina ve tesislere Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereği paratoner konulması mecbur olacak.

- Kamu binaları hariç, avan proje (öncü proje) mecburiyeti olmayacak.

- Teraslar bahçe olarak kullanılabilecek, teraslara havuz dahi yapılabilecek.

HAFRİYAT İÇİN RUHSAT BEKLENMEYECEK

Yönetmelikte yapılacak değişikliğe göre artık hafriyat için yapı ruhsatı beklenmeyecek. İksa ve hafriyat ruhsatları, yapı ruhsatından önce verilebilecek. Böylelikle süreler kısalacak.

KAYNAKHABERTÜRK

Yorumlar54

  • Rant hırsı 7 ay önce Şikayet Et
    Anadolu'da istihdam alanı açılsın. Büyükşehirlerde yüksek bina yapmaya gerek kalmaz. Teşhis yanlış olunca tedavi tedavi de yanlış oluyor. Bunu bilmiyorlar mı? Biliyorlar ama beceremiyorlar veya işlerine gelmiyor bilemiyorum.
    Cevapla
  • Beton şehir 7 ay önce Şikayet Et
    Bu kararı alanların ya kafası çalışmıyor veya art niyet var. Olması gereken yeşil alanın korunarak kat sayısının azaltılmasıdır. 1. derece şehir merkezi 2. derece ve 3. derece olarak farkı kat yükseklikleri olmalıdır. Şehir merkezinden uzaklaşıldıkça kat sayısı azalmalıdır. Hiç mi Avrupa görmediniz. Eski Sadrazamlardan Said Halim Paşa bir kitabında diyor ki, "Bizim aydınlarımız Avrupa medeniyetini anlamak için oraların kaldırımlarını incelesinler". Avrupa gavur mavur ama şehircilikte alacağımız çok dersler var onlardan. Daha önemlisi şu: bölgesel kalkınmaya geçilmeden büyükşehirlerin problemleri ne çözülür ne düzelir.
    Cevapla
  • oikkduug 7 ay önce Şikayet Et
    çok gec karar ,15 yildir nerdeydiniz ?
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • türk 7 ay önce Şikayet Et
    ev fiyatlari yine artacak yine evi olan evine ev katacak yine kiralar yukselecek ve yine ben ev alamayacam
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Yazan 7 ay önce Şikayet Et
    Zaten üç kat karşımızdaki binalar 7 kat bize geldimi 3 kat
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Sonraki Haber