'Kanal İstanbul projesinin gerekliliğini gördük'

Bilkent EPAM Direktörü Prof. Dr. Hakan Berument, "Araştırmamızda Rusya ile Hindistan arasında oluşacak petrol ticaretini farklı senaryolarda inceledik. Bu senaryoların tümünde Kanal İstanbul projesinin gerekliliğini açıkça gördük. Bu nedenle Kanal İstanbul'un zamanlamasının doğru olduğunu düşünüyoruz" dedi.

'Kanal İstanbul projesinin gerekliliğini gördük'
'Kanal İstanbul projesinin gerekliliğini gördük'
GİRİŞ 13.07.2018 14:47 GÜNCELLEME 13.07.2018 14:47
Bu Habere 2 Yorum Yapılmış

Bilkent Üniversitesi Enerji Politikaları Araştırma Merkezi (Bilkent EPAM) Direktörü Prof. Dr. Hakan Berument, İstanbul Boğazı'ndaki Rusya kaynaklı yoğun petrol trafiğinin Kanal İstanbul sayesinde rahatlayacağını belirterek, "Araştırmamızda Rusya ile Hindistan arasında oluşacak petrol ticaretini farklı senaryolarda inceledik ve bu senaryoların tümünde Kanal İstanbul projesinin gerekliliğini açıkça gördük. Bu nedenle Kanal İstanbul'un zamanlamasının doğru olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Berument, Bilkent EPAM bünyesinde hazırlanan "Hindistan'ın büyümesi ve Türk Boğazları Araştırması"nda Kanal İstanbul'un gerekliliğine ilişkin edindikleri bulguları, değerlendirdi.

Gelişen Hindistan'ın enerji talebinin giderek arttığını ifade eden Berument, bu durumun geçen yıl Rusya-Hindistan arasında büyük bir petrol anlaşmasının imzalanmasıyla sonuçlandığını ve bu gelişmenin de gözleri yeniden boğazlarda oluşacak tanker trafiğine çevirdiğini kaydetti.

Berument, Rusya ile Hindistan'ın bu anlaşmayla 13 milyar dolarlık bir iş birliğine imza attığına işaret ederek, "Rus petrol şirketi Rosneft, Hindistan'ın Essar Oil şirketinin yüzde 49 hissesini satın aldı. Bu anlaşmanın hayata geçmesiyle Rusya'nın Karadeniz limanlarından Hindistan'daki Vanidar Rafinerisi'ne gidecek ham petrol hacmi artacak. Bu sevkiyat diğer rotaların maliyeti artırması nedeniyle Türk boğazları üzerinden yapılacak" diye konuştu.

Mevcut durumda bile İstanbul Boğazı'ndaki tanker trafiğin tehlike oluşturduğunu vurgulayan Berument, "Rusya'dan Hindistan'a yapılan petrol sevkiyatının artmasıyla bu tehlike daha da büyüyecek. Araştırmamızda Rusya ile Hindistan arasında oluşacak petrol ticaretini farklı senaryolarda inceledik ve bu senaryoların tümünde Kanal İstanbul projesinin gerekliliğini açıkça gördük. Bu nedenle Kanal İstanbul'un zamanlamasının doğru olduğunu düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Tankerler Kanal İstanbul'u tercih eder

Dünyadaki birçok su geçiş hattında tanker trafiği artarken, boğazdaki geçişin son dönemde bir miktar azaldığını kaydeden Berument, tanker sahiplerinin boğazdan geçebilmek için günlerce beklemek zorunda kalabildiğini, geciken teslimatlar nedeniyle de zaman ve para kaybettiklerini söyledi.

Berument, söz konusu durumun boğazlardaki tanker trafiğinde son birkaç yılda bir miktar düşüşe neden olsa da orta ve uzun dönemdeki artışın önüne geçemeyeceğini belirterek, Rusya-Hindistan anlaşmasının bu durumun en büyük göstergesi olduğunu ifade etti.

Yakın gelecekte Rusya'nın Hindistan'a göndereceği petrol tankeri geçişlerinde sayının artması nedeniyle gecikmeler yaşanabileceğini dile getiren Berument, "Rusya'nın Karadeniz'deki Novorossiysk Limanı, bu ülkenin denizler aracılığıyla yapılan toplam petrol ticaretinin yüzde 40'ına yakınını oluşturuyor. Yani en büyük gelir sağladığı kapılardan bir tanesi. Rusya enerjinin müşterilerine ulaşım yollarıyla ilgili mutlaka girişimlerde bulunacaktır. Kanal İstanbul'un bu tür olası problemleri çözme konusunda faydalar sağlayacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Berument, Kanal İstanbul'daki geçiş ücretlerinin boğazlardaki geçiş ücretlerinden daha fazla olacağı ve bu nedenle bu yolun atıl kalabileceği eleştirilerine yönelik ise "Bir tankerin 4 gün boyunca boğaz geçişi için bekleyerek para ve zaman kaybetmesi yerine, bu maliyetin daha altında bir ödeme ile kanaldan geçiş yapmak istemesi gayet ekonomik bir tercih olacaktır." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Hakan Berument danışmanlığında hazırlanan Hindistan'ın büyümesi ve Türk Boğazları Araştırması, Bilkent Üniversitesi öğrencilerinden Berkay Büyükdoğan, Giray Uğurlu ve Burak Coşkun tarafından yürütüldü.

KAYNAK: AA
YAZDIR
YORUMLAR 2
  • İstanbullu 1 yıl önce Şikayet Et
    Hayır, KANAL İSTANBUL'dan geçiş yapan dünya ülkelerinin her biri gemi geçiş ücretini ödeyeceklerdir. Çünkü KANAL İSTANBUL'un yapılma düşüncesi siyasi ve ekonomik bir gereklilik olmasıyla ve hayata geçirilmesi ile hem Montrö boğazlar anlaşmasını by-pass olacağı, hem de yıllık 10 milyar dolar kazanmaktır. Hükümetimizin bu kararını çok doğru buluyorum, yıllık 10 milyar dolar kazanılacak projenin gecikmiş bir stratejik proje olarak görüyorum. Mısır Süveyş kanalı 1869 yılında hizmete açılmıştır, günümüzde yıllık kazançlarının 13 milyar dolar olacaktır. KANAL İSTANBUL demek anahtar demektir,senin elindedir, istediğine açar, kapatırsın,Bilmiyorum daha başka söze gerek var mı?
    Cevapla
  • Mustafa 1 yıl önce Şikayet Et
    Akla şu soru geliyor.1923 yılında lozan antlaşması yerine geçen montrö anlaşmasına göre,Yapacağımız kanal istanbuldan parayla geçirmek istediğimiz bu eski antlaşmaya imza koyan ülkelerin geçişlerde şimdiki parasız boğaz geçişini tercih etme hakları olacakmı?Yoksa bu ülkelerin haricindeki ülkeler mi bu kanalda bedel ödeyerek geçeceklerdir.
    Cevapla