20 yıl sonra çarpıcı araştırma: Hala fiyata bakıyoruz

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden tam 20 yıl geçti. Yakın bir zamanda benzeri depremin yaşanma ihtimalinin büyük olduğu bilim insanlarınca sıkça hatırlatılmasına rağmen hem vatandaşlar hem de devlet deprem konusunda ne kadar bilinçli ve hazırlıklı?

20 yıl sonra çarpıcı araştırma: Hala fiyata bakıyoruz
20 yıl sonra çarpıcı araştırma: Hala fiyata bakıyoruz
GİRİŞ 17.08.2019 09:22 GÜNCELLEME 17.08.2019 09:23

Büyük Marmara Depremi sonrası imar yönetmeliğinde depreme hazırlık amaçlı düzenlemeler yapıldı, afet yönetimi AFAD kurumu altında birleştirilerek güçlendirildi ve denetimlerin sıklaştırılması gibi birçok önlemler alındı. Alınan bu önlemlerin büyük ölçekli bir depremde beşeri ve fiziki hasarı minimize edebilecek ve deprem sonrası rehabilitasyonu kısa sürede sağlayabilecek düzeyde olup olmadığını sorgulamak amacıyla AREDA tarafından Deprem Araştırması yapıldı.

 

 

6-9 Ağustos 2019 tarihinde gerçekleşen ve toplamda bin 539 kişinin katıldığı araştırma, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmedeki mevcut durumunu gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçları, deprem gerçeğine karşı hem devlet hem de vatandaşlar olarak yapılan hazırlıkların yeterli düzeyde olmadığını gösteriyor.

KONUT TERCİHİNDE İLK FİYATA BAKILIYOR

 

 

Türkiye’de vatandaşlar, konut tercihinde ilk önce fiyatına bakarken ardından depreme dayanıklı olma özelliğine ön sıralarda önem veriyor. Bununla beraber, vatandaşların büyük kısmı (% 70), yaşayacakları konutu alırken veya kiralarken depreme dayanıklılık ile ilgili bir araştırma yapmadıklarını da ifade ediyor.

Araştırma katılımcılarının yarıya yakın bir kısmı (% 49,1) kendi şehirlerinde bir deprem olması durumunda evlerinin hasar görebileceğini düşünüyor. Çünkü oldukça önemli bir kısmı (% 41,5’i), büyük kısmı depreme dayanıklı olmadığı bilinen 21 yıllık veya daha yaşlı binalarda oturuyor.

Vatandaşların yaklaşık üçte ikilik bölümü kısmen veya tamamen yaşadıkları evi güvenli bulmadığını belirtiyor. Bununla birlikte çalışma sonuçlarına göre vatandaşların oldukça küçük bir kısmı (% 18,8) yaşadıkları binaların depreme dayanıklılık açısından kontrol edildiğinden emin durumda olduğunu ifade ediyor.

10 KİŞİNİN BİRİNDE DEPREM ÇANTASI VAR

“Daha önce deprem tecrübesi yaşadınız mı? şeklindeki soruya verilen cevaplardan, katılımcıların yaklaşık % 80’inin daha önce bir şekilde deprem tecrübesi yaşamış oldukları anlaşılıyor. Nitekim, katılımcıların % 78,4’ü kendisini hazırlıklı görmezken yalnızca % 21,6’sı olası bir deprem karşısında hazırlıklı olduğunu beyan etti. Ayrıca, muhtemel bir deprem için en önemli ve temel hazırlıklardan birisi olan deprem çantası konusunda bile ne kadar hazırlıksız olduğu araştırma sonuçlarına yansıdı. Araştırma sonuçlarına göre her 10 kişiden yalnızca birinde deprem çantası bulunuyor.

Katılımcıların % 67,5’i depremin gerçekleştiği anda neler yapabileceğini bildiğini ifade ediyor. Buna karşın vatandaşların yarıdan fazlasının deprem toplanma alanlarından haberdar olmaması dikkat çekiyor.

AÇIKLAMALAR MORAL BOZUYOR

TV ve sosyal medyada dikkatsizce gerçekleştirilen yayınların bilinçlendirme gibi olumlu etkilerinin yanında vatandaşta endişe ve moral bozukluğuna yol açtığı da ortaya çıktı. Anket katılımcılarının yarısından fazlası ( % 51,1) bu haber ve yorumlardan olumsuz etkilendikleri ve moral bozukluğu yaşadıklarını ifade etti.

Son dönemde hükümetlerin ve yerel yönetimlerin depreme ve diğer afetlere hazırlık amacıyla bir çok faaliyetlerinin olduğu biliniyor. Buna rağmen afet yönetimi konusundaki performanslar yetersiz bulunuyor. Gerçekleştirilen araştırma, vatandaşların güveni bakımından AFAD’ın oldukça önemli ilerlemeler kaydettiği, ancak diğer kamu kurumlarının, özellikle yerel yönetimler ve valiliklerin başarısının sorgulanması gerektiğini ortaya çıkarıyor.

KAYNAK: YENİ ŞAFAK
YAZDIR